Münih’ten İlk İzlenimler

21 01 2009

Şimdiye kadar birer ikişer haftalık tatiller kapsamında dolandığım “gurbet” ellerde yaşama tecrübesi elde etmek farklı bir duyguymuş. Her ne kadar globalleşmenin aynılaştırdığı bir dünyada yaşıyor olsak da ülkelerin ve milletlerin kendine has özellikleri de haylice. Henüz buraya geleli 20 gün olmasına rağmen günlük yaşam ve iş hayatında dikkatimi çeken bazı önemli farklılıkları gözlemleme imkanım oldu. Kesinlikle milliyetçi, damar, genellemeci veya “Avrupa’da böyle be canım” şovenistliğinde birşeyler geveleme niyetinde değilim. Sadece ilk haftalarımdaki birkaç gözlemimi aktarayım istedim.

Hayatında ilk kez Google aramasıyla bloga uğrayanlar için (Anahtar sözcükler geri izlemesi o kadar eğlenceli oluyor ki bir gün hangi anahtar sözcüklerle bloguma uğrandığını da yazacağım) öncelikle belirteyim ki şu ülkenin bu şehrindeyim. Peki nedir başlangıç tecrübelerim ?

  • Hava hakikaten soğuk, bunda Almanya’nın son 50 yıldır yaşadığı en soğuk kışta buraya gelmiş olmamın da elbet etkisi vardır; ama ben toplamda 12 yıl geçirdiğim Sivas ve Kayseri’de böyle hava görmedim. “İç don” diye tabir ettiğimiz aparatın ticaretini yapmayı düşünmedim değil ilk günlerde; ama yırtık kotların içinden beliren taytımsılar hevesimi kursağımda bıraktı.
  • Özellikle metro sistemine bayıldım, İstanbul gibi altı istasyonlu değil, Paris gibi sonsuz karmaşıklıkta da değil. Eski veya yeni tüm araçlar dakik işliyor.
  • Tüm mekanların ve dükkanların haftaiçileri 8 de, cumartesi öğlene kadar açık olması ve pazar günü ölü sessizliği olması durumunun farkındaydım ama tam anlamıyla yaşayınca daha fazla acı veriyor.
  • İnsanlar çoğunlukla düzenli, sağlıklı, sakin yaşam formunu hareketli, heyecanlı, olasılıklarla dolu yaşam formuna tercih etmiş gibiler, kendi tercihleri tabi.
  • Gerçek anlamda esnek çalışma saatleri, “home office” – “open office” çalışma tiplerini tecrübe etmek hoş bir duygu. Öğleden sonra “biergarten” da çalışmak gibi mesela :)
  • Normalde karşıdan gelen insana gülümseriz, kirpiklerimizle selamlarız onu diye biliyordum, dik dik bakışlar soğukluğun mu ciddiyetin mi göstergesi acaba ?
  • Kamu kurumlarındaki bürokrasi bizimkini aşmış durumda, bir tek döküman için ofisleri dolaşmak, sadece sorduğun sorular için cevaplar alabilmek..Ah Boğaziçi Vergi Daire’m, ah Beyoğlu Ziraat Banka’m…
  • Çok sağlam bir biçimde koşuya bağladım, hayırlısı olsun bakalım…
  • Yöneticim işe bisikletle gidip geliyor, “Division Head” insanıyla 15 gün içerisinde dahil olduğum proje üzerinde derin tartışmalara girebiliyorum, hiyerarşi var ama yok…Özlediğim bir yönetim anlayışıymış…
  • İntranet tamamen Web 2.0 mantığıyla oluşturulmuş, insanlar sevgili CEO’nun herhangi bir yazısına istedikleri yorumu yapabiliyorlar, hatta bazı geri dönüşler projelerin gidişatını değiştirebiliyor.
  • Öğrenecek o kadar çok konu var ki benim için ve her geçen gün iletişim, teknoloji, mobil ve internet konularına olan aşkım katlanarak artıyor. Yakın bir zamanda istediğim bir projeyi alma hedefim var. 2009′u daha çok öğrenme ve şimdiye kadar öğrendiklerimi yavaş yavaş birleştirip somutlaştırma hedeflerim var, haydi buna da hayırlısı…
  • Dil eksikliğim sebebiyle iletişim ve “network” edinmede istediğim seviyeye gelememiş olsam da ilerleyen zamanlarda bu sorunun çözüleceğini düşünüyorum.
  • Çok bodozlama bir yorum olacak ama Türk kızları, Alman kızlarına on basar, bu da naçizane kişisel fikrim olsun.

Buradaki başlangıç sürecinde gözlemlerim bu şekilde. Bundan sonra biraz da buradaki internet iş fikirleri ve katıldığım etkinlikler (Heyecan verici birkaç oluşuma rastladım civarlarda, yakında tanışıp kaynaşıyor olacağım umarım) hakkında yazmak ister gönlüm..Gidip bulaşıkları yıkayayım en iyisi…


İşlemler

Bilgi

3 cevap

22 01 2009
ırazca

Selam Onur,

Vakit ayırıp deneyimlerini paylaşmana sevindim, bu sayede biz de farklı bir yerde yaşamanın nasıl olabileceğini görebiliyoruz :)

Türk kızları olarak döveriz o kızları biz. :P

22 01 2009
Onur Özdemir

Tesekkurler Iraz, ilginc izlenimlerim oldukca paylasmak istiyorum buradan, kimbilir belki birilerinin isine de yarayabilir birgun :)

23 01 2009
selim (fairway)

Onur merhaba.
Farklı kütür farklı deneyimler… Deneyimlerini yazarsan sevinirim. Sana Münih’ teki çalışmalarında başarılar diliyorum.
(Ayrıca İraz’ ın blogunu nereden buldum diye düşüyordum. Evet onur sen vesile olmuştun. sizi bir arada görünce hatırladım:) )

Yorum yapın